ELİF'İN HAYATTAKİ DİK DURUŞU

Feb 11, 2026Channel
AI Analysis
Data from YouTube Data API v3Updated Just now

Video Overview

Video Details

Published4 months ago
Duration2:17
Video ID4ejlDqk39DY
Languagetr
CategoryEducation
PrivacyPublic
Made for KidsNo
Video TypeYouTube Short

Performance Metrics

Views2K
Likes49
Comments4
Engagement Rate2.71%
Likes per 100 views2.51
Comments per 1K views2.04

Description

Elif doğmadan çok önce, babası bir fırtınada denizde kaybolup gitmişti. Ondan geriye kalan tek şey, üzerinde tek bir gümüş düğme olan eski, lacivert bir paltoydu. Elif yatağına yattığında, O paltonun üzerindeki gümüş düğmeyi parmağıyla okşar, babasının kokusunu hayal etmeye çalışırdı. Dondurucu bir kış sabahı, ayaz kasabanın sokaklarını adeta esir almıştı. Küçük Elif, üzerine pek de uymayan incecik giysileri içinde titreyerek yürüyordu. Yoksulluk, onun küçük omuzlarına ağır bir yük bindirmişti ama o, her şeye rağmen hayata gülümseyen gözlerle bakardı. Yolun köşesine vardığında, duvarın dibine büzülmüş yaşlı bir adam gördü. Adam, Elif’ten çok daha perişan bir hâlde idi; üzerine örttüğü ince bir çuval parçası onu soğuktan korumaya yetmiyordu. Yaşlı adam, soğuktan morarmış ellerini birbirine sürterek ısınmaya çalışıyor, kimseden bir şey isteyemediği için başını öne eğmiş, öylece duruyordu. Elif bir an duraksadı. Sırtında babasından kalan paltosu vardı. O anda annesinin öğüdü zihninde yankılandı: “İyilik, kalpten kalbe kurulan görünmez bir köprüdür Elif. O köprüden ne kadar çok sevgi geçirirsen, yolun o kadar aydınlık olur.” Hiç tereddüt etmeden paltosunun düğmesini çözdü ve onu yavaşça yaşlı adamın titreyen omuzlarına bıraktı. Yaşlı adam, duyduğu bu beklenmedik sıcaklıkla başını kaldırdı. Gözleri şaşkınlıkla doluydu. “Ama kızım,” dedi sesi titreyerek, “şimdi sen ne giyeceksin? Bu palto senin tek hazinen değil mi?” Elif, yüzünde babasından miras kalan o vakur gülümsemeyle cevap verdi: “Babam bu paltoyu bana emanet ederken, bir gün başkalarını da koruyacağını biliyordu belki de.” Elif eve dönerken soğuk iliklerine kadar işliyordu ama kalbinde tarif edilemez bir huzur vardı. O gece yatağına yattığında, hayatında ilk kez babasını rüyasında gördü. Babası ona sevgiyle sarılıyor ve kulağına şöyle fısıldıyordu: “Beni hiç tanıyamadığını sanıyorsun Elif… Oysa ne zaman birinin yarasına merhametle dokunsan, ne zaman bir elden tutsan; işte o zaman tam oradayım. Ben senin ellerindeyim, kızım.” #hikaye #hikayedinle

Related Videos

More videos from Ferdi Korkmaz