Kur'ân Medeniyeti insanlığın saadetini temin eder! | PENCERE
Jun 30, 2024•Channel
AI Analysis
Data from YouTube Data API v3•Updated Just now
Video Overview
Video Details
PublishedJun 30, 2024
Duration3:01
Video IDBn5kliM58R4
Languagetr
CategoryNonprofits & Activism
PrivacyPublic
Made for KidsNo
Video TypeRegular Video
Performance Metrics
Views3K
Likes270
Comments29
Engagement Rate9.98%
Likes per 100 views9.01
Comments per 1K views9.68
Video Tags
Description
KUR’AN MEDENİYETİ İNSANLIĞIN SAADETİNİ TEMİN EDER
Buyrun, Batı medeniyeti ile Kur’ân medeniyetinin toplumsal esaslarını beraber inceleyelim:
Batı medeniyeti, toplumsal hayatın esasını "güç" olarak tanımlar. Yani güçlü isen her zaman haklısın. Halbuki kuvvet ve gücün gereği, tecavüz ve taaruzdur. Yani güçlü olan güçsüz ve zayıfları ezer. Son yüzyıllarda gerçekleşen sömürge ve işgal politikaları bunun en açık örneğidir.
Kur’ân medeniyeti ise, toplumsal hayatın temel esasını, güç ve kuvvete bedel Hakk olarak kabul eder. Haklı olan her zaman güçlüdür. Hakkın gereği, ittifak, adalet ve ölçülü davranmaktır. Bu ittifaktan selamet ve barış tezahür eder, toplumdan işgal ve sömürgeyi söker, atar.
Batı medeniyetinin insana dayattığı gaye ise, menfaattir. Menfaat her arzuya kâfi gelmediğinden; hedefi menfaat olan insanların, kısıtlı ve dar olan dünya malı üstünde boğuşmaları ve çatışmaları kaçınılmazdır. İslam medeniyetinin insanı ulaştırmak istediği ulvi gaye ise, fazilet ve Allah’ın Rızasıdır. Faziletin gereği; tesanüd, dayanışma, muhabbet ve karşılıklı yakınlaşmadır. Gaye, Allah’ın rızası ve fazilet olduğundan menfaat için çekişme ve boğuşma yerine yardımlaşma esastır.
Batı medeniyetinin hayat prensibi mücadele ve kavga üzerinedir. İnsanları birbiriyle yarıştırır, çarpıştırır. Büyük balık küçük balığı yutar der, güçlünün zayıfı ezmesini normal karşılar. İnsanları birbirine kırdırır.
İslam medeniyetinin hayat prensibi iseyardımlaşma ve dayanışma üzerinedir. İnsan insana merhamet eder ve fedakarca yardımcı olur. “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.” düsturunu esas alır ve insanların sıkıntılarına karşı duyarlı olmayı emreder.
Batı medeniyetine göre toplumları birbirine bağlayan bağ, diğer kavimleri yutmakla beslenen ve başkalarına zarar veren ırkçılıktır. Bu anlayış, ötekinin hakkını hiçe saymaktır. Nihayetinde ise kavimler ve ferdler arası çatışma ve bölücülük ortaya çıkar.
Hâlbuki İslam Medeniyeti bu manadaki ırkçılığı tamamen reddeder. Irk farkı gözetmeksizin insanları din ve vatan bağı ile kardeş kılar. Allah katında herkesi kul ve eşit olarak görür. Üstünlüğün de takvada olduğunu vurgular. Bunun neticesi samimî uhuvvet ve barış içinde yaşamaktır. Tarih boyunca İslam Medeniyetinin zirvede olduğu dönemler, buna en güzel şahittir.
Netice olarak; batı medeniyeti, beşerin yüzde seksenini meşakkate, huzursuzluğa ve mutsuzluğa atmış; yüzde onunu sahte mutluluğa çıkarmış; kalan onunu da, iki arada bırakmıştır.
İslam medeniyeti ise her asırda olduğu gibi bu asırda da hayatın zaruriyetlerini, hazlardan ve gaflete sürükleyen hallerden arındırarak; insanın cümle ihtiyacına cevap verir ve hakiki bir hayat anlayışı ortaya koyar.
Videoyu beğenip, kanalımıza abone olarak videolarımızı takip edebilirsiniz.
© Hayrat Vakfı
🏠 http://www.hayratvakfi.org
📺 http://www.hayrat.tv
🔊 http://www.hayratmp3.com
🌍 Sosyal Medya hesaplarımız:
http://www.facebook.com/hayratvakfi
http://www.twitter.com/hayratvakfi
http://www.instagram.com/hayratvakfi