Yunus Emre’nin Gözünden: Aşk, Matrix ve Bir Uzun Hece
Jan 21, 2026•Channel
AI Analysis
Data from YouTube Data API v3•Updated Just now
Video Overview
Video Details
Published4 months ago
Duration35:18
Video IDCdxMEplb898
Languagetr
CategoryEducation
PrivacyPublic
Made for KidsNo
Video TypeRegular Video
Performance Metrics
Views13
Likes1
Comments0
Engagement Rate7.69%
Likes per 100 views7.69
Comments per 1K views0.00
Description
Muhteşem 13. Yüzyıl’ın bu bölümünde, Yunus Emre’nin biyografisinden sıyrılıp onun iç dünyasına, bıraktığı eserlere ve şiirlerine dalıyoruz. Ancak bu kez şiirlere dışarıdan bir gözle değil, Yunus’un gözünden, onun girdiği hali anlamaya çalışarak bakıyoruz.
Bu bölümde masaya yatırdığımız ana tema: Aşk ve Işk.
Günümüzdeki romantik sevgi algısının ötesine geçerek, Sühreverdi’nin İşrakilik (Işıkçılık) felsefesinden Mevlana’ya uzanan bir çizgide, Yunus’un bahsettiği o kadim Işk kavramını irdeliyoruz. Yunus’un kendini nasıl bir ampul gibi aradan çekip, elektriğin (Işığın/Yaradan'ın) kendisi adına konuşmasına izin verdiğini; "Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm" dizesinin ardındaki o kaynağı konuşuyoruz.
Sohbetimiz, 13. yüzyıl Anadolu'sundan modern popüler kültüre şaşırtıcı köprüler kuruyor:
• Yunus Emre’nin Işk hali ile Matrix filmindeki Neo’nun kaynak kodunu görmesi arasındaki benzerlikler neler?
• "Gel gör beni aşk neyledi" şiiri, aslında o halden çıkışın ve bir nevi sisteme geri dönüşün sancısı olabilir mi?
• Yunus neden Işk'a gelince dört kitabın manasının bir uzun hece olduğunu söylüyor?
Kitaplardan okunan ilim ile yaşanarak tecrübe edilen irfan arasındaki farkı, Dertli Dolap metaforunu ve varlığın birliğini konuştuğumuz bu derin yolculuğa davetlisiniz.
Her zaman dediğimiz gibi: Aşk olsun!
Muhteşem 13. Yüzyıl'ı Spotify ve Instagram (https://www.instagram.com/muhtesem13.yuzyilpodcast/) 'da takip etmeyi unutmayın!