Enver Paşa'nın Şehit Olduğu Yere Yolculuk | Çeğen Tepesi | Çağan Tepesi | Belcivan | Tacikistan

Aug 3, 2025Channel
AI Analysis
Data from YouTube Data API v3Updated Just now

Video Overview

Video Details

Published10 months ago
Duration12:53
Video IDJa4zfNDEEPo
Languagetr
CategoryTravel & Events
PrivacyPublic
Made for KidsNo
Video TypeRegular Video

Performance Metrics

Views596
Likes21
Comments3
Engagement Rate4.03%
Likes per 100 views3.52
Comments per 1K views5.03

Description

Fon Müziği - trailer-music-thriller-high-tension-orchestral-cinematic-253969 Belcivan’a Doğru Belcivan şehri başkent Duşanbe’nin yaklaşık 150 km güney doğusunda yer alan güzel bir şehir. Belcivan Enver Paşa’nın 1922 yılında bu şehrin sınırları içerisinde kalan Çeğan Tepesi’nde şehit olması ve mezarının da 1922’den 1996 yılına kadar burada bulunması dolayısıyla Türkler için ayrı bir öneme sahiptir. Bunun yanı sıra Belcivan ve çevresinde yaşayanlar kendilerini “Türk” olarak tanıtıyor. Belcivanlıların Türkiye’den geldiğimizi öğrenince kendilerini tanıtırken Özbek, Türkmen, Kırgız, Hazara gibi herhangi bir boy ismi vermeden direk “ben Türk’üm” hatta “ben Türkoğlu Türk’üm” demeleri şaşırtıcı oldu. Duşanbe’den Çeğen Tepesi’ne ulaşmak için 30 Eylül Cumartesi günü sabah erkenden yola çıktık. Duşanbe’den doğrudan Belcivan’a taksi (dolmuş) bulmanın zor olduğunu söylemişlerdi. Bunun için önce Dangara şehrine gitmemiz gerekiyormuş. Biz de yine dört kişilik taksi ile önce Dangara’ya gittik. Arabamızda yer alan bir tarih profesörü Türkiye’den geldiğimi öğrenince yolda bölgenin tarihini anlatmaya başladı. Emeviler döneminde İslam Ordularının bölgeye gelişini anlatırken Kuteybe bin Müslim’i sordum; Kuteybe’yi saygı ve rahmetle andı. İlk Durak Dangara Duşanbe’ye doğru yola çıktıktan sonra sonbahar olmasına rağmen hala yeşil olan vadilerden, Çin’in ve İran’ın inşa etmiş olduğu 4–5 km lik tünellerden geçtik. Yollar beklediğimden daha iyi idi. Yolumuz Nurek yakınlarından geçerken dünyanın en yüksek ikinci barajı olan Nurek Barajı’nın gölünü yüksekten görme şansımız oldu. Bulunduğumuz noktanın yakınlarında doğaseverler için gözlem evi de yer alıyordu. Kısa bir moladan sonra buğday üretimi ile meşhur olan Dangara şehrine doğru yola devam ettik. Yaklaşık 100 km’lik yolu bitirip Dangara’ya vardığımızda öğle saatleri yaklaşıyordu. Oradan 50 km daha ilerideki Belcivan’a giden taksilerden birisine binip Temur Melik’in ismini vermiş oldukları şehri geçip ırmak kenarlarından Belcivan’a vardık. Yüksek bir tepede yer alan ve bölge halkının Türklerin Kalesi dediği Belcivan Kalesi bütün ihtişamı ile bizi karşıladı. Çeğen Tepesi’ne Yolculuk Enver Paşa 4 Ağustos 1922 tarihinde Belcivan merkezine 20 km uzaklıktaki Çeğen Tepesi’nde dava arkadaşları ile birlikte şehit olmuştu. Belcivan’dan Çeğen Tepesi’ne asfalt ya da normal arabaların gidebileceği bir yol bulunmuyor. Çeğen Tepesi’ne ulaşmak için ancak eski Sovyet yapımı arazi araçlarına benzeyen araçlarla gidilebiliyormuş. Görünürde en fazla 7 kişinin binebileceği araca şoför ile birlikte 10 kişi bindik. Taşlı yoldan tepelere doğru tırmanmaya başladık, yolda iki yerde araç su kaynattığı için şoför 5 litrelik şişelerle su takviyesi yaptı. Tepelerden geçerken köyleri gösterdiler. Bu köylerde eskiden yaşamış yaşlı insanları tanıdıklarını ve bu kişilerin çocukluklarında Enver Paşayı gördüklerini söylediler. Çeğan Tepesi Mecaralı bir yolculuktan sonra Çeğan Tepesine ulaştık. Çağan Tacikçe suların biriktiği yer anlamına geliyormuş. Biz Türkçe’de biraz daha ince söylüyoruz Çeğen ya da Çeğan diyoruz. Tepe yüksek bir yerde olmasına rağmen kayalık ve taşlık değil. Tam tersine elma ve aluç ağaçlarıyla kaplı. Tepenin üzerinde çobansız inekler otluyor. Etrafta İngiliz ya da Arap atlarına benzeyen at sürüleri gördüm. Bunlar sahipsiz yılkı atlarmış. Sonbahar mevsimi olmasına rağmen hâlâ yeşilin yoğun olduğu alanda ruhumun dinginleştiğini hissettim. Belki bunun sebebi benim için zor bir amacı yerine getirmiş olmak olabilir, kim bilir belki de 1922 yılında burada cereyan eden mücadelenin kahramanlarının aziz ruhlarının tebessümleridir. Enver Paşa 4 Ağustos 1922’de Çeğen Tepesinde şehit olduktan sonra sevenleri na’şını muharebe alanında kuş bakışı 20 km, arazi araçlarının gittiği yolla ise yaklaşık 40 km uzakta defnetmiştir. Eğer özel olarak bir arazi aracı ile gitmemişseniz aynı gün içinde hem Paşa’nın şehit düştüğü Çeğan Tepesi’ne hem de naaşının defnedildiği yere gitmeniz çok zor. Bölgeye gelen arazi araçlarının sayısı az. Biz de Çeğen Tepesi’ne gideceğiz deyince Belcivanlılar orada aç susuz kalmayın diye ekmek ve su almamızı söylemişler; yolda olumsuzluk yaşamamız durumuna tedbir olarak da farklı kişiler telefon numaralarını vermişlerdi. Belcivan’da Çeğen Tepesini gösteren herhangi bir levha göremedim. Çeğen Tepesinde de bir asır önceki Enver Paşa’nın ve dava arkadaşlarının şehit olduğuna dair herhangi bir anıt olmadığı gibi herhangi bir levha vb. yazı da yoktu. Temennim Belcivan’dan Çeğen Tepesine çıkan yolun yapılması ve Enver Paşa’nın şehit düştüğü yerde bir anıtın olmasıdır. Çeğen Tepesi’nden geri dönerken şoförümüz kendi köylerinde beş kişinin isminin “Enver Paşa” olduğunu söyledi. Yıllardır bizim gibi Enver Paşa’nın şehit olduğu tepeye misafirleri götüren şoförümüz, en büyük isteğinin İstanbul’a gelip Şişli Abideyi Hürriyet Meydanı’ndaki Enver Paşa’nın mezarını ziyaret etmek olduğunu söyledi.

Related Videos

More videos from Ahmet Akalın