Allah Allah Dedikçe Bir Taşla İki Kuş... | Dr. Abdulcabbar Boran
Jul 8, 2026•Channel
AI Analysis
Data from YouTube Data API v3•Updated Just now
Video Overview
Video Details
Published1 week ago
Duration1:32
Video IDUHgUp4f5Zn4
Languagetr
CategoryNonprofits & Activism
PrivacyPublic
Made for KidsNo
Video TypeRegular Video
Performance Metrics
Views2.3K
Likes588
Comments93
Engagement Rate29.93%
Likes per 100 views25.85
Comments per 1K views40.88
Description
Huzurun anahtarı, yoldaki engellerle değil, yolun mutlak sahibiyle muhatap olmaktır.
⠀
Şeytan, Allah'a giden yolun üzerinde devamlı havlayan bir köpek misali, hedefe sadakatle yürüyen insanın adımlarını yavaşlatmak, onu o mukaddes hedeften saptırmak için sürekli sesini yükseltmektedir.
⠀
'Zikir yapıyorum; düşünce sistemine çok tesir ediyor. Onun şeytandan olduğunu biliyorum ama yine de kapılıyorum.' itirafı, o yolda yürüyen herkesin karşılaştığı temel bir düğümdür.
⠀
'Bu durumla nasıl başa çıkabilirim?' arayışı zihinde yankılanırken, çözümün bizim kendi içimizdeki dikkat merkezimizde saklı olduğunu idrak etmemiz lâzım.
⠀
Zikir ve vesvese arasındaki bu mücâdele, insan fıtratının sınandığı, hak ile bâtılın birbirinden ayırt edilmesi gereken çok ciddî bir imtihan sahasıdır.
⠀
Bizim bu dünya hayatında, o yolun üzerinde çok aslî bir görevimiz var ve bu görev, o havlayan sese rağmen duraklamadan yürüyüşümüzü sürdürmektir.
⠀
Diyelim ki hepimiz kapalı bir odadayız ve bu odanın içerisinde bizimle beraber tam kırk kişi var.
⠀
Bu kırk kişinin her birisi farklı farklı seslerle konuşuyor, zihnimizin bütün dikkatini kendi üzerine çekmek için durmadan fısıldıyor ve kargaşa yaratıyor.
⠀
Ama insan fıtratı gereği aynı anda her yere yönelemez, sadece birisine konsantre olabiliriz; o karmaşanın içinde mecburen sadece birisine konsantre oluyoruz.
⠀
O zaman, o birisine tüm benliğimizle konsantre olduğumuz zaman, artık diğerlerinin ne seslerini işitiyoruz ne de o odadaki varlıklarını görüyoruz.
⠀
Çünkü biz tüm varlığımızla sadece ona bağlanmışız dikkatimizle; o an diğer sesler bizim dünyamızda tamamen yok hükmüne geçiyor.
⠀
Biz diyoruz ki; hayat yolculuğunda çeşitli, şeytanla mücâdele yolları var ama bu yolların hangisinin hakiki neticeye ulaştıracağını bilmek mecburiyetindeyiz.
⠀
Şeytan, Allah'a giden yolun üzerinde havlayan, o yola girenleri korkutmak için durmadan devamlı havlayan bir köpekten farksızdır.
⠀
O varlık sürekli olarak vesvese veriyor, düşünce sistemine o kirli fısıltılarını sızdırmak için amansızca çabalıyor.
⠀
Ama unutulmaması gereken mutlak bir hakikat var ki; bu vesveseyle, vesvese veren bu düşmana doğrudan doğruya sopayla saldırmak insanı sadece yorar.
⠀
Havlayan o köpeğe yoldan taş atmak... Onunla o sığ seviyede bir kavgaya tutuşmak, yolcunun kendi asıl hedefini tamamen unutmasına sebep olmaktadır.
⠀
Bunların hiç birisi sizi hedefe ulaştırmaz, o köpekle uğraşırken geçirdiğiniz her vakit sizi hedeften süratle uzaklaştırır.
⠀
Kendi başınıza, zayıf iradenizle asla gâlip gelemezsiniz iblise karşı; çünkü onun vesveseleri çok sinsidir.
⠀
Eğer taş atmak ve saldırmak işe yaramıyorsa, insan kalbi şeytanın vesvesesinden nasıl kurtulunur arayışına girdiğinde asıl büyük sırrın kapısı aralanmaktadır.
⠀
Ya sizi bu amansız savaşta gâlip getiren ne? Bu sorunun cevabı, mutlak kudretin yegâne sahibini tereddütsüz tanımaktan geçmektedir.
⠀
O yolda durmadan havlayan köpeğin, şeytanın tek bir sahibi var: Allah...
⠀
Siz o köpekle muhatap olmayacaksınız, onunla kavgaya girmeyeceksiniz; doğrudan doğruya bütün varlıkların sahibi olan O'nu çağıracaksınız.
⠀
Hedefe seni ulaştıracak olan yegâne anahtar, şeytanın sahibi, herkesin ve her şeyin sahibi olan Allah'ın ismini tekrar etmek, o zikre sımsıkı sarılmaktır.
⠀
Allah'ın ismini zikretmek, o kalabalık odadaki kırk farklı sesin arasından sıyrılarak sadece O'nun hakiki sesine ve kudretine dikkatle bağlanmaktır.
⠀
Şeytanın vesvesesinden kurtulmak, sen bütün kalbinle Allah dedikçe yorucu bir mücâdele olmaktan çıkar, ilâhi bir muhafazaya dönüşür.
⠀
Sen sadece o güzel ismi tekrar edip Allah dedikçe, manevî âlemde muazzam bir hakikati gerçekleştiriyor, bir taşla iki kuş vuruyorsun.
⠀
Zihnini bulandıran ve seni yolundan alıkoymaya çalışan düşman olan şeytandan muazzam bir hızla uzaklaşıyorsun.
⠀
Ve diğer taraftan, en büyük dostun olan Allah'a her nefeste çok daha fazla yaklaşıyorsun.
⠀
O köpek yol kenarında ne kadar havlamaya devam etse bile, sahibinin ismini duyduğu an, o ilâhi heybetin karşısında çaresizce geri çekilmek zorundadır.
⠀
O kırk farklı sesin içinde kaybolmadan, yegâne dostun o huzur veren çağrısına konsantre olduğumuzda bütün vesveseler kendiliğinden eriyip gitmektedir.
⠀
Sen O'na bağlandığında, senin dünyanda ne o köpeğin havlaması kalır ne de iblisin vesveselerinin hiçbir gücü kalır.
⠀
Hiçbir zorluk, hiçbir fısıltı, seni O yüce hedeften saptıramaz; yeter ki sen dikkatinle sadece O'na yönel, kalbini O'nun zikrine mühürle.
⠀
Düşmandan uzaklaşmanın ve dosta sağ salim varmanın değişmez reçetesi; o mübarek ismi kalbine nakşederek yürümeye devam etmektir.
#DrAbdulcabbarBoran #ŞeytanınTuzakları
#AllahıZikretmek #SahibimizAllah