Tebük Seferi | Cihad ve Savaş 46
May 23, 2025•Channel
AI Analysis
Data from YouTube Data API v3•Updated Just now
Video Overview
Video Details
PublishedMay 23, 2025
Duration16:33
Video IDajNp40hzDNk
Languagetr
CategoryEducation
PrivacyPublic
Made for KidsNo
Video TypeRegular Video
Performance Metrics
Views202
Likes14
Comments1
Engagement Rate7.43%
Likes per 100 views6.93
Comments per 1K views4.95
Video Tags
Description
Cihad ve Savaş - Prof. Dr. Şadi Eren
Hz. Peygamber döneminin mühim olaylarından biri, hicretin dokuzuncu senesinde gerçekleştirilen Tebük Seferi'dir. Bu sefer, Bizans'a karşı yapılmıştır. Bizans'ın Müslümanlar üzerine harekete hazırlandığını haber alan Rasulullah, seferberlik ilan eder. Daha önce çıktığı seferlerde, tevriyeli ifadeler kullanarak nereyi hedeflediğini baştan hissettirmezken, ordunun tam hazırlık yapabilmesi için bu defa açıktan belirtir. Çünkü o zamanın en güçlü devletlerinden biriyle savaşa gidilecektir. Tebük Seferi, Rasulullah devri İslam ordusunun en kalabalık seferidir. İslam ordusu, bu Sefere otuz bin kişiyle katılır. Yeni kurulmuş bir devlet için bu kadar kalabalık bir ordunun masrafını karşılamak mümkün olmadığından, halkın yardımına müracaat edilir. Herkesin kendi imkânı nisbetinde destek vermesi istenir.
Tebük Seferi'ne "Gazvetü'l- usre" (zor savaş) ve bu sefere katılan orduya "Ceyşü'l- usre" (zorluk ordusu) denmiştir. Zira yiyecek içecek sıkıntısı vardır. Ordunun teçhizatı tam değildir. Yeterli sayıda binek yoktur... Ayrıca, senenin en sıcak günleridir. Gidilecek mesafe hayli uzaktır. İslam Ordusu Suriye taraflarındaki Tebük isimli yere kadar gelir. Fakat Bizans Ordusu ortalıkta görünmez. Rasulullah, yirmi gün Tebük'te kaldıktan sonra Medine'ye dönme kararı alır. İki ay süren Tebük Seferi'nde gerçi savaş yoktur, ama Kur'an ayetlerinde yer alacak derecede mühim olaylar yaşanmıştır. Savaş hali, insan karakterlerinin ortaya çıkmasında mühim bir ayıraçtır. İşte, Tebük Seferi, bunun güzel örnekleriyle doludur.
Bu sefer münasebetiyle, Kur'an-ı Kerim, başlıca şu grupları nazara verir:
1- Mü'minler: Mü'minler üç grup olarak ele alınır:
1- Sefere katılanlar.
2- Sefere katılmayanlar
3- Sefere katılamayanlar.
2- Münafıklar: Bunlar iki gruptur:
1- Sefere katılmayanlar.
2- Sefere katılanlar.
3- Bedeviler: Bunlar da iki gruptur:
1- Müslümanlara destek olanlar
2- Münafıklar.
Tebük Seferinde Mü'minler
"Ey iman edenler! ‘Allah yolunda sefere çıkın!’ denildiğinde, size ne oldu ki yere çakılıp kaldınız! Yoksa ahireti bırakıp dünya hayatına/ edna hayata razı mı oldunuz? Hâlbuki ahiretin yanında dünya metaı, çok az bir şeydir.
Eğer sefere çıkmazsanız, Allah sizi elim bir azapla cezalandırır ve yerinize başkalarını getirir. Siz (sefere çıkmamakla) Allah'a asla zarar veremezsiniz. Allah her şeye kadirdir." Tevbe, 38-39
Tebük Seferi'nde bunların numuneleri görülmüştür. Mesela, Ebu Hayseme, Tebük Seferi'ne gecikerek katılanlardan biridir. Ordu hareket ettiğinde o, hâlâ Medine'dedir. Ağacın gölgesinde oturmuş, hanımı hurma ve soğuk su getirmiş bir durumda iken Ebu Hayseme'nin iç âleminde, vicdanla nefis mücadeleye başlar... Duruma bakıp şöyle der: "Koyu gölge... Olgun hurma… Soğuk su... Kadın... Rasulullah ise, ne meşakkatler içinde! Bu asla iyi bir hal değil!" Kalkar, devesini hazırlar, kılıcını, mızrağını alır, sür'atle yola koyulur, orduya yetişir. Rasulullah, ilerden bir süvarinin geldiğini görünce, "Ebu Hayseme olsaydı" buyurur.
Rasulullah'ın iştirak ettiği bir sefere, özür grupları dışında yer alanların katılmaması, elbette uygun değildir: "Medine ahalisine ve çevrelerindeki bedevilere, Rasulullah'tan geride kalmaları ve O'nun katlandığı zorluklara katlanmamaları yaraşmaz. Çünkü onların, Allah yolunda çektikleri susuzluk, yorgunluk, açlık, kâfirleri öfkelendirmek üzere bir yere adım atmaları ve düşmana karşı herhangi bir başarı kazanmaları gibi hiçbir olay yoktur ki karşılığında kendilerine iyi bir amel(in sevabı) yazılmış olmasın. Şüphesiz Allah, iyilik yapanların mükâfatını elbette zayi etmez." Tevbe, 120
"-Allah ve Rasulüne sadık kalmak şartıyla- zayıflara, hastalara, sarf edecek bir şeyi olmayanlara (katılmamakta) bir vebal yoktur... Kendilerine binek verip (cepheye) sevk edesin diye sana geldikleri zaman, ‘Sizi bindirecek bir binek bulamıyorum’ dediğin; kendi imkânlarıyla da harcayacakları bir şey bulamadıkları için üzüntüden hüngür hüngür gözyaşlarıyla geri dönen kimselere de bir vebal yoktur." Tevbe, 91-92
"Vebal, ancak geniş imkânları olduğu hâlde senden izin isteyenleredir. Onlar, kadınlarla beraber olmaya razı oldular. Allah, onların kalplerini mühürledi. Artık bilmezler." Tevbe, 93
Vesile Olan Yapan Gibidir! Beğenip Paylaşarak destek olabilirsiniz...
Feyyaz Bilim Ve Gelişim Derneği
İman ve islamiyeti anlatan türkçe ve diğer dillerde onlarca İnternet Sitesi, Mobil Uygulama ve Eğitim Hizmetleri
Youtube Sayfalarımız:
╚► https://www.youtube.com/Sorularlaislamiyet
╚► https://www.youtube.com/Nurpenceresi
╚► https://www.youtube.com/FeyyazTv
╚► https://www.youtube.com/feyyazcocuk
İnternet Sitelerimiz:
╚► https://sorularlaislamiyet.com/
╚► https://sorularlarisale.com/
╚► https://feyyaz.tv/
╚► https://feyyazcocuk.com/
╚► https://kuran-ikerim.org/
╚► https://binbirhatim.com/