Vakia Suresi Dinle 1-38. Ayetler

Mar 13, 2026Channel
AI Analysis
Data from YouTube Data API v3Updated Just now

Video Overview

Video Details

Published3 months ago
Duration3:52
Video IDcBbOMVa4A8k
Languagetr
CategoryPeople & Blogs
PrivacyPublic
Made for KidsNo
Video TypeRegular Video

Performance Metrics

Views12.8K
Likes163
Comments51
Engagement Rate1.68%
Likes per 100 views1.28
Comments per 1K views4.00

Description

Vakıa Suresi (Vâkı'a Sûresî) - Rızık Kapılarını Açan Sure - Her Akşam Okunması Tavsiye Edilen Vakıa Suresi #kuran #kuranıkerim #kurandinle إِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُ. (١) İzâ vekâ'âtilvâkiâ. 1-) Kesin gerçekleşecek (olan Kıyamet) koptuğu zaman, لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ. (٢) Leyse livâkâtihâ kâzibeh. 2-) Onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır. خَافِضَةٌ رَافِعَةٌ. (٣) Hâfidatun rafiâ. 3-) O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır. إِذَا رُجَّتِ الْأَرْضُ رَجًّا. (٤) İzâ ruccetilardu racce. 4-) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَسًّا. (٥) Ve bussetilcibâlu besse. 5-) Dağlar parça parça dağılıp, فَكَانَتْ هَبَاءً مُنْبَثًّا. (٦) Fekânet hebâen munbesse. 6-) Dağılıp saçılmış toz olduğu, وَكُنْتُمْ أَزْوَاجًا ثَلَاثَةً. (٧) Ve kuntum ezvâcen selâse. 7-) Ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, فَأَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَا أَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ. (٨) Feâshâbulmeymeneti mâ âshâbulmeymene. 8-) Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir! وَأَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ مَا أَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ. (٩) Ve âshâbulmeş'emeti mâ âshâbulmeş'eme. 9-) Kötülüğe batanlara gelince; ne mutsuz kimselerdir! وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَ. (١٠) Vessâbikunessâbikun. 10-) (İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir. أُولَئِكَ الْمُقَرَّبُونَ. (١١) Ulâikelmukarrabun. 11-) İşte onlar (Allah'a) yaklaştırılmış kimselerdir. فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ. (١٢) Fi cennâtin nâim. 12-) Onlar, Naîm cennetlerindedirler. ثُلَّةٌ مِنَ الْأَوَّلِينَ. (١٣) Sulletun minelevvelin. 13-) Onların çoğu öncekilerden, وَقَلِيلٌ مِنَ الْآخِرِينَ. (١٤) Ve kâlilum minelâhirin. 14-) Azı da sonrakilerdendir. عَلَى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍ. (١٥) Âlâ sururim me'dune. 15-) Onlar, mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler. مُتَّكِئِينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِلِينَ. (١٦) Muttekine 'âleyhâ mutekabilin. 16-) Karşılıklı yaslanmış vaziyette, يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَ. (١٧) Yetufu aleyhim veldânun muhalledun. 17-) Ebediyen genç kalan uşaklar, بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِنْ مَعِينٍ. (١٨) Biekvâbin ve ebârikâ ve ke'sim min mâ'in. 18-) Cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَ. (١٩) Lâ yusaddâ'une ânhâ ve lâ yunzifun. 19-) İçmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, وَفَاكِهَةٍ مِمَّا يَتَخَيَّرُونَ. (٢٠) Ve fâkihetim mimmâ yetehayyerun. 20-) Beğendikleri meyveleri, وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَ. (٢١) Ve lâhmi tâyrim mimmâ yeştehun. 21-) Ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar. وَحُورٌ عِينٌ. (٢٢) Ve hurun'in. 22-) İri gözlü huriler de vardır, كَأَمْثَالِ اللُّؤْلُؤِ الْمَكْنُونِ. (٢٣) Keemsâlillu'luilmeknun. 23-) Onlar için saklı inciler gibi. جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ. (٢٤) Cezâen bimâ kânu yâ'melun. 24-) (Bütün bunlar) işledikleri amellere karşılık bir mükâfat olarak (verilir.) لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا. (٢٥) Lâ yesme'une fihâ lâğven ve lâ te'sime. 25-) Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler. إِلَّا قِيلًا سَلَامًا سَلَامًا. (٢٦) İllâ kîylen selâmen selâme. 26-) Sadece "selâm!", "selâm!" sözünü işitirler. وَأَصْحَابُ الْيَمِينِ مَا أَصْحَابُ الْيَمِينِ. (٢٧) Ve âshâbulyemini mâ âshâbulyemin. 27-) Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir! فِي سِدْرٍ مَخْضُودٍ. (٢٨) Fi sidrim mahdud. 28-) Dikensiz sidir ağaçları, وَطَلْحٍ مَنْضُودٍ. (٢٩) Ve tâlhîm mendud. 29-) Meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, وَظِلٍّ مَمْدُودٍ. (٣٠) Ve zîllim memdud. 30-) Yayılmış sürekli bir gölgede, وَمَاءٍ مَسْكُوبٍ. (٣١) Ve mâin meskub. 31-) Çağlayan bir su başında, وَفَاكِهَةٍ كَثِيرَةٍ. (٣٢) Ve fâkihetin kesira. 32-) Çok çeşitli meyveler içinde, لَا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ. (٣٣) Lâ mâktu'âtin ve lâ memnu'â. 33-) Tükenmeyen ve yasaklanmayan, وَفُرُشٍ مَرْفُوعَةٍ. (٣٤) Ve furuşin merfu'â. 34-) Ve yüksek döşekler üzerindedirler. إِنَّا أَنْشَأْنَاهُنَّ إِنْشَاءً. (٣٥) İnnâ enşe'nâhunne inşae. 35-) Biz onları (hurileri) yepyeni bir yaratılışta yarattık. فَجَعَلْنَاهُنَّ أَبْكَارًا. (٣٦) Fece'âlnâhunne ebkârâ. 36-) Onları, bakireler yaptık. عُرُبًا أَتْرَابًا. (٣٧) Uruben etrabe. 37-) Hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli. لِأَصْحَابِ الْيَمِينِ. (٣٨) Liâshâbilyemin 38-) Ahiret mutluluğuna erenler için.

Related Videos

More videos from Ferdi Korkmaz