51 sene kafese kapatılan Osmanlı padişahı
Mar 28, 2026•Channel
AI Analysis
Data from YouTube Data API v3•Updated Just now
Video Overview
Video Details
Published3 months ago
Duration1:18
Video IDc_w7y2UyIoc
Languagetr
CategoryNonprofits & Activism
PrivacyPublic
Made for KidsNo
Video TypeYouTube Short
Performance Metrics
Views107
Likes9
Comments1
Engagement Rate9.35%
Likes per 100 views8.41
Comments per 1K views9.35
Video Tags
Description
1754’te tahta çıkan III. Osman, henüz 4 yaşında babası II. Mustafa’nın tahttan indirilmesiyle Topkapı Sarayı’ndaki Kafes Kasrı’na kapatıldı. Amcası III. Ahmed ve ağabeyi I. Mahmud’un toplam 51 yıllık saltanatı boyunca dış dünyadan kopuk, güneş almayan bir dairede yaşadı. Ahşap işleriyle uğraştı, rahle ve çekmeceler yaptı. Osmanlı’da en uzun süre kafeste tutulan şehzade olarak tarihe geçti.
13 Aralık 1754’te I. Mahmud’un vefatıyla tahta çıktığında 53 yaşındaydı. İlk buyruğu, ağabeyinin Nuruosmaniye’deki türbesine değil, Yeni Cami’ye gömülmesi oldu. Cülusun altıncı günü annesi Şehsuvar Valide Sultan Eski Saray’dan törenle Topkapı’ya getirildi.
Saltanatı yalnızca üç yıl sürdü. Bu sürede şiddetli bir kış yaşandı, Haliç dondu. Nuruosmaniye Camii’ni ibadete açtırdı, Ahırkapı Feneri’ni yaptırdı. Kadınların sokak kıyafetlerine müdahale etti, haremde cariyelerle karşılaşmayı yasakladı, ayak sesini duyurmak için gümüş kabaralı ayakkabılar giydi.
Üç yılda beş sadrazam değiştirdi. Hekimoğlu Ali Paşa’yı azledip “Hammallarbaşı’nı vezir yaparım” dediği rivayet edilir. Sık sık tebdil gezerek halkın arasına karıştı, kamu görevlileri hakkında konuşulanları dinledi.
1755’te Hocapaşa, 1756’da Cibali yangınları İstanbul’u kül etti. Binlerce ev, cami ve dükkan yandı. Padişah yangınları Sarayburnu’ndan izledi, mağdurlar için sarayın kapılarını açtırdı.
30 Ekim 1757’de uyluğundaki rahatsızlık nedeniyle vefat etti. Kuzeni III. Mustafa tahta çıktı. Kendi yaptırdığı Nuruosmaniye’ye değil, Yeni Cami’ye defnedildi.
III. Osman, çocuksuz padişahların üçüncüsüydü. Halk onun dönemindeki yangınları ve şiddetli kışı uğursuzlukla yorumladı. Ancak İstanbul’a kazandırdığı eserler, Ahırkapı Feneri, Nuruosmaniye ekleri ve Topkapı’daki köşküyle bugün hâlâ hatırlanır.
Kaynak: Necdet Sakaoğlu, Bu Mülkün Sultanları