God of War (2018) Hikayesi | Detaylı Anlatım | Bölüm 2
Jul 14, 2023•Channel
AI Analysis
Data from YouTube Data API v3•Updated Just now
Video Overview
Video Details
PublishedJul 14, 2023
Duration22:22
Video IDd7jXMkU56Bo
Languagetr
CategoryGaming
PrivacyNot specified
Made for KidsNo
Video TypeRegular Video
Performance Metrics
Views24.6K
Likes2.1K
Comments177
Engagement Rate9.23%
Likes per 100 views8.51
Comments per 1K views7.21
Video Tags
#batujoy#ciddi jacop#arda the vlogger#god of war (2018) hikayesi | detaylı anlatım | bölüm 2#god of war#god of war hikayesi#kratos#kratos hikayesi#playstation#playstation exclusive#god of war ascension#god of war 1#god of war 2018#batman arkham hikayesi#gta hikayesi#gta vice city#gta san andreas#gta 4#gta 5#gta serisi türkçe
Description
Batujoy siz oyunları sıkılmadan oynayın diye kendisi oynar, özetleyerek hap halinde tüm bilgiyi size sunar. Batman Arkham , GTA, Mafia gibi çeşitli oyun serilerine uyarladığım bu konsepti şu an God of War serisine uyguluyorum.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------
●Instagram; http://instagram.com/batujoy
●Steam; https://steamcommunity.com/id/batujoy/
●Discord; https://discord.gg/sQRYkcP3JP
●İletişim, iş birliği, sponsorluk için: [email protected]
--------------------------------------------------------------------------------------------------------
Oyunun Steam linki; https://store.steampowered.com/app/1593500/God_of_War/
God of war’da önceki bölümde...
Kratos, eşi vefat ettikten sonra, onun son arzusu olan küllerinin en yüksek dağa dökülmesini gerçekleştirmek için, oğlu Atreus’un bu yolculuğa hazır olup olmadığını görmek istiyor. Geyik avlamak gibi basit bir görevde bile, oğlunun tezcanlı davranması ve babasının sözlerini pek dinlemeyip heyecanına yenik düşmesi gibi sebeplerle, karakterimiz Atreus’un bu yolculuğa henüz hazır olmadığı kanaatine varıyor. Ayrıca bu sebeplere bir de öfke kontrol sorunlarını ekleyelim ki Kratos’un geçmişi göz önüne alınırsa bunun nasıl yıkıcı sonuçlar getirdiğini hepimiz iyi biliyoruz.
Oyun burada size sarmaşıkları kesip yol açma tarzında yeni bir mekanik sunuyor. Alfheim artık elf mimarisinden mi diyeyim bilmiyorum ama bölüm dizaynı bildiğimiz diyarlara hiç benzemiyor. Bir sürü ağacın, sarmaşığın olduğu, benim gibi haritanın her yerine bakıp hazine bulmayı amaçlayan biri için kaotik bir yer olduğunu söyleyebilirim. Burası aynı zamanda ışık ve kara elflerin vatanı.
Burada ilginç bulmacalar da var ki, gideceğiniz yer belli olmasına rağmen diğer yolu seçerseniz her zaman bir sandıkla ödüllendiriliyorsunuz. Oyunun bu hazineleri koruma yöntemini beğendim. Farklı yerlere konumlandırılmış üç mühürü kırmanızı istiyor sizden ve bunlar dikkatli bakmazsanız gözden kolaylıkla kaçırabileceğiniz şeyler. Ha bunları hiç umursamayıp elbette yine oyunu bitirebilirsiniz, fakat runlar, Idunn elması ve kan likörü yolculuğunuzu çok kolaylaştıran şeyler.
Cüceler, artık diyar diyar gezebilme yetenekleri sayesinde midir bilmem, sizin zorlukla ulaştığınız yerlere hep sizden önce gidiyorlar. Ascension videosunda demiştim ya madem Orcos ışınlanabiliyor, neden Kratos’u direkt kahinin gözlerine ışınlamıyor diye? İşte bu da aynı hesap. Kratos’un bir babadan öte bir savaşçı olduğunu, yolculuk sırasında verdiği tavsiyelerle öyle bir hissediyorsunuz ki..
Alfheim’ın ışığıyla birlikte Kratos, Bifrost’u oğlunun yayına sürüyor ve kristallere atış yaptığınızda köprü oluşturabiliyorsunuz. Ayrıca bu düşmanları sersemletmek için de, sıradan oklardan çok daha etkili. Bununla birlikte bir de kristal taşıma olayı çıkıyor. Atreus, babasının yaptığı bu angarya işlere “Nasıl yani? Onu şimdi öyle her yere taşıyacak mısın?” diye sorduğunda aldığı cevapsa “Gerekirse taşırım.” oluyor.
Oyunda yan görevler iyilik diye geçiyor ve ilk ricamız Sindri’den geliyor. Diyor ki “Midgard’da bizim cücelerden birinin diyar diyar gezip topladığı eşyaları sakladığı terk edilmiş bir deposu var.” Sizden istediği de ne kadar toplarsa bir o kadar daha toplama arzusuyla yanıp tutuşuan bu koleksiyoncunun deposuna gitmeniz ve bileği taşı denen bir malzemeyi getirmeniz. Işıkla beraber Midgard’da döndüğümüzdeyse diğer bir ricamız da Brok’tan geliyor.
Kratos’un ilk anlattığı hikayeye kıyasla bu hikayesi, bolca metafor içeren kendi durumunu özetler nitelikte. Oğluna açık açık “Ben yenilgiyi hazmededim, savaş tanrısıyla bir anlaşma yaptım. Sonra eski karım ve çocuğumu öldürdüm.” Demiyor tabii. Kara nefesi Alfheim’ın ışığıyla dağıttıktan sonra, siz sadece dağa bir giriş yapmış oldunuz. Tepeye ulaşmak için daha çok yol var. Oyun sizi “Dağın Kalbi” denilen şöyle bir madene bırakıyor ve diyor ki hadi bakalım bulcamayı çöz. Burada Atreus’un dikkatsiz davranması, pençenin yukarı çıkmasına ve halatın da kayanın altına sıkışmasına sebep oluyor.
Dağın tepesine tırmanırken evimize gelen yabancının sesini tekrar duyuyoz. Üstelik bu sefer yanına Thor’un iki oğlu Magni ve Modi’yi de almış. Konuştukları kişiyse Mimir, yaşayan en zeki adam. Hatta bu zamana kadar yaşamış olanlardan bile daha zeki. Adam adeta ayaklı bir kütüphane gibi olduğundan her şeyi biliyor ve size diyor ki “Siz yanlış geldiniz beyler. En yüksek dağ diye buraya kadar geldiniz ama en yüksek olan Midgard’da değil, devlerin diyarı Jotunheim’da.”
Mimir sizi gitmeniz gereken yere götürebilecek tek kişi var, o da benim dediğinde sizden garip bir istekte bulunuyor. “Kafamı kesin, ardından onu canlandırabilecek birine götürün.” Kratos’un aklına orman cadısı gelse de, başaramazsa öleceğini belirtiyor ve Mimir’in verdiği cevapsa epey tatmin edici. Ayrıca sizi görür görmez bir tanrı olduğunuzu, oğlunuzdan gerçek doğasını gizlediğinizi de anlıyo, bunu da ekleyeyim.
00:00 - ÖNCEKİ BÖLÜMDE...
01:34 - 2. BÖLÜM