Ruhun Allah'a Vuslat Talebi | Dr. Abdulcabbar Boran
Jun 29, 2026•Channel
AI Analysis
Data from YouTube Data API v3•Updated Just now
Video Overview
Video Details
Published3 weeks ago
Duration1:00
Video IDetwveGqBKI8
Languagetr
CategoryNonprofits & Activism
PrivacyPublic
Made for KidsNo
Video TypeRegular Video
Performance Metrics
Views5.7K
Likes788
Comments100
Engagement Rate15.64%
Likes per 100 views13.88
Comments per 1K views17.61
Description
Ey Yüce Allah'ım! Bizler, Senin Zat’ından ruhumuza üfürdüğün o emâneti, yine Sana sahibine ulaştırmanın derdiyle yanıyoruz. Sayın Dr. Abdulcabbar Boran’ın bu irfani çağrısında olduğu gibi, ruhun dünyevi gurbetten asıl yurduna olan vuslat arzusu, insanın yaratılış gayesinin ta kendisidir.
⠀
Ruh, Allahû Tealâ’nın Kendi Zat’ından nefhettiği, beşeri noksanlıklardan münezzeh, her daim zinde ve paki olan bir hakikattir. Fizik beden günahın karanlığına battığında, ruh bu kire ortak olmamak için derhal bedeni terk eder; ancak tâbîiyet anında veya ölümle birlikte, aslına rücû etmek üzere Allah’a doğru yola çıkar.
⠀
Şûrâ Suresinin 13. âyet-i kerimesinde buyurulduğu üzere; “Allah dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır.” Burada yönelmek, yani yunîb olmak; Allah’a ulaşmayı dilemektir. Bu dilek, kulu Sıratı Mustakîm’e taşıyan ilk ve en güçlü adımdır.
⠀
Yûnus Suresinin 25. âyet-i kerimesiyle işaret edilen “Selâm yurdu”, aslında Allah’a teslim olma ve O’na ulaşma makamıdır. İslâm, müslim, selâm; hepsi aynı kökten, “silm”den gelir. İnsan, nefsini tezkiye edip ruhunu göğün yedi katından geçirerek aslına ulaştırdığı vakit, selâmete erer.
⠀
Nisâ Suresinin 175. âyet-i kerimesi bize açıkça şunu fısıldar: Sıratı Mustakîm, doğrudan Allah’a ulaştıran yoldur. Bu yola girmek için ise sadece bir niyet, kalpten kopan samimi bir dilek kafidir. Niyet, amelden neden üstündür? Çünkü niyet, kalbin Allah’a yönelişidir; amel ise bu yönelişin bedendeki yansımasıdır.
⠀
Görüyoruz ki; 60 yıl boyunca ibadetlerini kusursuz yapan ama "Allah’a ulaşmayı dilemeyen" bir kimse ile, hiçbir ameli olmayan fakat ömrünün sonunda sadece "Ya Rabbi, ben Sana ulaşmayı diliyorum" diyen bir kimse arasındaki fark, cennet ve cehennem kadar büyüktür.
⠀
Asr Suresinde buyurulan hüsran, işte bu dileğin yokluğudur. İnsanlar, dünya hayatının geçici nimetleriyle doyuma ulaştıklarını sanarak, âyetlerden gâfil kalmışlardır. Oysa "İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn" sırrı, bizim Allah’tan geldiğimizi ve mutlaka O’na döneceğimizi haykırır.
⠀
Sayın Dr. Abdulcabbar Boran’ın vurguladığı gibi, sadece iki alternatif vardır: Ya Allah’a ulaşmayı dilemek ya da dilememek. Kim bu dileğin sahibi olursa, Allahû Tealâ verdiği sözü mutlaka yerine getirir ve o kişiyi Kendisine ulaştırır.
⠀
İbadetler birer vesiledir, ancak kurtuluşun anahtarı kalpteki bu "vuslat talebi"dir. Bugün, o anahtarı kullanmanın vaktidir. Bir insan ömrünün sonunda dahi olsa, tüm samimiyetiyle Allah’a yönelirse, O'nun sonsuz rahmeti o kulun üzerine tecelli eder.
⠀
Kendi Zat’ından ruhumuza bir nefha olan o ulvî emaneti, dünya hayatının zulmetinden kurtarıp sahibine, yani Allah’a ulaştırmak için neyi bekliyorsun? Zikir, sadece bir kelime tekrarı değil, ruhu yedi kat göklerden aşırıp asıl mekanına taşıyacak olan ilahi bir asansördür.
⠀
Bu ilmi hakikati kalbinde hisseden, ruhunun derinliklerinde o vuslat sızısını duyan her can; bugün bir niyet etsin. "Ya Rabbi, ben Sana ulaşmayı diliyorum." cümlesi, bir kulun edebileceği en büyük duadır. Çünkü bu dua, Allah'ın vaadini harekete geçiren, cennetin kapısını aralayan bir anahtardır.
⠀
Zaman, gafletle harcanamayacak kadar kıymetlidir. Âyetlerden gâfil kalıp, sadece dünya hayatıyla mutmain olmak, ruhun o eşsiz zindeliğine yapılan en büyük haksızlıktır. Oysa ruh, bedenin dar kalıplarına sığmayacak kadar geniştir ve her an, geldiği kaynağa, yani Allah'ın Zat’ına dönmenin özlemiyle yanmaktadır.
⠀
Allah, dilediğini Kendisine seçer. Bu seçim, o kişinin kalbindeki vuslat isteğine göre şekillenir. Kim gerçek anlamda, kalbinin tüm samimiyetiyle O'na ulaşmayı dilerse, Allahû Tealâ onu Sıratı Mustakîm üzere sabit kılar.
⠀
İşte bugün burada, bu hakikati idrak eden ve ruhunun vuslatı için ilk adımı atmaya niyet eden herkes, aslında kendi cennetinin tohumlarını ekmektedir. Rabbim, hepimizi ruhunu dünya hayatında iken Kendisine ulaştıran, hidayete ermiş ve O'ndan razı olmuş kullarından eylesin.
⠀
Eğer kalbinde bu vuslat aşkını duyuyorsan, nefsini tezkiye edecek, zikrin nuruyla ruhunu Allah’a ulaştıracak o yola girmek için artık geç kalma. Çünkü ruhun aslı orasıdır ve vuslat, her şeyden daha üstündür.
#DrAbdulcabbarBoran
#RuhunAllahaUlasmasi
#SiratiMustakim
#VuslatHakikati
#AllahaUlasmayiDilemek