"Seni benim elimden kim kurtaracak?" | PENCERE
Sep 22, 2024•Channel
AI Analysis
Data from YouTube Data API v3•Updated Just now
Video Overview
Video Details
PublishedSep 22, 2024
Duration3:57
Video IDuQqhKcQLr4M
Languagetr
CategoryNonprofits & Activism
PrivacyPublic
Made for KidsNo
Video TypeRegular Video
Performance Metrics
Views5K
Likes400
Comments39
Engagement Rate8.75%
Likes per 100 views7.97
Comments per 1K views7.78
Video Tags
Description
SENİ BENİM ELİMDEN KİM KURTARACAK?
Cabir ibni Abdullah (ra) rivayet ediyor: Hicretin üçüncü yılıydı. Resûlullah (sav)’le birlikte Zâtü’r-rikâ’ gazvesindeydik. Gölgeli bir ağaç bulduğumuzda onu Resûlullah (sav)’e bırakmayı âdet edinmiştik. Ancak müşriklerden bir adam ( Gatafan kabilesinin reisi Gavres) gizli bir şekilde gelerek Resûlullah’ın ağaçta asılı olan kılıcını alıp çekmiş ve “Benden korkuyor musun?” diye seslenmiş. Efendimiz (sav), “Hayır!” cevabını vermiş.
Gavres, “Peki seni benim elimden kim kurtaracak?” demiş. Resûlullah (sav) de “Allah!” azze ve celle buyurmuştur.
Gavres, gücü elindeki kılıca vermiş, onu tutmakla Allah Resulünü öldürebileceğini zannetmişti. Halbuki Resulüllah (sav) kün fe yekün emrine malik, kudreti her şeye yeten, kılıcı da kılıcı tutan eli de üzerinde yaşadıkları dünya ve bütün mükevvenatı da yaratan Allah’a itimatla onun ismini vermiş, “Seni benden kim kurtaracak?” sualine en küçük bir telaş ve korku olmaksızın tek kelimeyle “Allah!” demişti.
Bunun üzerine, adamın elinden kılıç düştü. Resûlullah (sav) kılıcı aldı ve “Peki şimdi seni benim elimden kim kurtaracak?” buyurdu. Kılıcı elinden düşen Gavres, dayanak noktası kalmadığından korktu ve panikledi ve “İyi bir cezalandırıcı ol!” diyebildi.
Resulüllah (sav) ise, “Allah’tan başka ilâh olmadığını ve benim Allah’ın elçisi olduğumu kabul ve itiraf eder misin?” dedi.
Adam, “Hayır, kabul etmem. Ancak seninle çarpışmamaya, seninle savaşacak herhangi bir topluluk içinde bulunmamaya söz veririm” dedi.
Bunun üzerine Resûlullah (sav) adamı serbest bıraktı. O da arkadaşlarının yanına döndü ve onlara, “En hayırlı kişinin yanından geliyorum” dedi.
İşte kıymetli dostlar! İman hem nurdur hem kuvvettir. Hakiki imanı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir.
Evet, Peygamber Efendimiz (sav)’in bütün hal ve hareketleri; onun doğruluna, peygamberliğine, davasının hak olduğuna ve Rabbine olan iman, itikad, itimad ve itminanına tam delâlet eder.
Allah’ın Aslanı Hazret-i Ali (ra), “Bedir savaşı esnasında (öyle anlar oluyordu ki) biz Resulullah’ın arkasına sığınıyorduk. Düşmana en yakın yerde duruyordu. O gün insanların en güçlüsü/kahramanı oydu.” demiş, hicret esnasında Hazret-i Ebubekir (ra) ile mağaraya sığındıklarında, kurtuluş ümidi tamamıyla kesildiği bir anda, Allah resulü (sav), لا تحزن إن الله معنا “Üzülme, Allah bizimle beraberdir” diyerek Ebu Bekir (ra)’ı teselli etmiştir.
Büyük devletler, büyük dinler, hatta kavim ve kabilesi ve amcası ona şiddetli adavet ettikleri halde, Efendimiz (sav)’in zerre mikdar bir eser-i tereddüd, bir telâş, bir korkaklık göstermemiştir. Tek başıyla bütün dünyaya meydan okumuş ve İslâmiyet’i dünyanın başına taç eylemiştir. İşte bu peygamberliğinin hak olduğunun ve onu gönderen Allah’ın, ona yaptığı yardımlar ve desteklerle onu tasdik ettiğinin göstergesidir.
O Zat (sav) Rabbine öyle bir itimad ve inançla bağlanmış ki; o zamanın hükümranı olan bütün fikir ve inançlar ve felsefeler, ona muarız ve muhalif oldukları ve sözlerini inkâr ettikleri halde; onun ne imanına, ne itikadına, ne itimadına, ne itminanına hiçbir şüphe, hiçbir tereddüd, hiçbir zaaf, hiçbir vesvese vermemiştir.
Bu, o Zatın Allah Resulü olduğunu güneş gibi gösterir.
Videoyu beğenip, kanalımıza abone olarak videolarımızı takip edebilirsiniz.
© Hayrat Vakfı
🏠 http://www.hayratvakfi.org
📺 http://www.hayrat.tv
🔊 http://www.hayratmp3.com
🌍 Sosyal Medya hesaplarımız:
http://www.facebook.com/hayratvakfi
http://www.twitter.com/hayratvakfi
http://www.instagram.com/hayratvakfi