Kazım Karabekir II. Abdülhamid'in ruhunu neden çağırdı? #shorts
Jul 10, 2023•Channel
AI Analysis
Data from YouTube Data API v3•Updated Just now
Video Overview
Video Details
PublishedJul 10, 2023
Duration1:00
Video IDv11Qrg5m2TM
Languagetr
CategoryNonprofits & Activism
PrivacyNot specified
Made for KidsNo
Video TypeYouTube Short
Performance Metrics
Views79.8K
Likes2K
Comments65
Engagement Rate2.63%
Likes per 100 views2.55
Comments per 1K views0.81
Video Tags
Description
Ali Fuat (Cebesoy) Paşa hatıralarında Kazım Karabekir’in II. Abdülhamid’in ruhunu çağırma teşebbüsünü anlatıyor:
Harp oyunlarının bittiğinin ertesi gecesi (21-22 Şubat gecesi) Gazi’nin Ankara’ya hareketi kararlaştırılmıştı. Gazi bu münasebetle Göztepe’deki evine (bu ev zevcesi Lâtife Hanımefendi'nin babasının mülküydü) Müşir Fevzi, Cevat, Kâzım Karabekir Paşalarla beni davet etmişti.
Salona geçtiğimiz zaman, bir de ne görelim: Kâzım Karabekir Paşa, Fevzi ve Cevat Paşalarla ispritizma nazariyatı hakkında hararetli münakaşalar yapıyor, onları inandırmaya çalışıyordu... Gazi ile ben münakaşaları sadece dinledik.
Kâzım Karabekir Paşa, maksadını sözle izahta güçlük çekeceğini anlayınca, nazariyesini tatbikatla ispat etmek istedi. Paşa, çivisiz bir küçük masa etrafında, üç dört kişinin parmak uçlarıyla yapacakları temasla masayı harekete getirecekti. Bundan sonra herhangi bir ruh davet edilecek, onunla bazı işaretler vasıtasıyla yapılacak görüşme ile gaipten haber alacaktı.
Fevzi Paşa, bu nazariyeyi esasından reddetti. Cevat Paşa, tatbikattan sonra kararını vereceğini söylüyordu. Gazi’yle ben, sükûtu tercih ederek neticeyi beklemeye başlamıştık.
Kâzım Karabekir Paşa, bu esnada kalkarak yanındaki masayı muayene etmeye başladı.
Biraz sonra:
- Masa çivili değil. Tutkalla imal edilmiş. İstediğiniz masa bulundu; şimdi sizlere iddiamın ispatı kaldı.
Fevzi Paşa:
- Ben seyrederim... diyerek uzağa çekildi.
Cevat Paşa, Gazi'nin teşvik işaretleri üzerine masanın önüne oturdu.
Bu sırada masa, olduğu yerden bir tarafa meyledip, tekrar eski yerine gelmek suretiyle harekete başlamış, bir ruh davet etmek zamanı gelmişti. Kâzım Karabekir Paşa, Abdülhamid’in ruhunu çağırdı. Etrafındakilere:
- Ne soralım? dedi.
Cevat Paşa:
- Şimdi ne yaptığını sorunuz.
Ruh bu suale şu cevabı verdi:
- Çok azap çekiyorum.
- Neden?
- Dünyada çok fenalık yapmışım. Ondan…
Bu sırada Gazi’nin müstehzi, Müşirin inanmayan tavırları, Karabekir Paşa’nın ciddiyeti dikkati çekiyordu.
Cevat Paşa birdenbire:
- Müşirin portföyünde kaç lira var, soralım... dedi.
Gazi müdahale etti:
- Müşir portföy taşımaz, başka bir şey sorunuz.
Fevzi Paşa, heyecanlı bir sesle şunları söyledi:
- Portföy taşımam, fakat bugün her nedense, iç cebimde bir portföy var. İçinde kaç para bulunduğunu ben de bilmiyorum. Sorsunlar, bakalım hakiki miktarı söyliyebilecekler mi?
Kâzım Karabekir Paşa, derhal masayı harekete geçirdi. Hareketleri sayarak Müşir Paşa’ya:
- 35 liranız olacak. Çıkarınız, sayalım... dedi.
Fevzi Paşa portföyü çıkardı. İçindekileri dikkatle saymaya başladı. Saymayı bitirdikten sonra hayretle:
- Evet, 35 lira varmış. Fakat yaptığınız ne sihirdir, ne keramet. Bü alelâde bir tesadüftür... dedi.
Mevzu bir eğlence şeklini almış, hepimizi güldürmüştü.
Kaynak: Ali Fuat Cebesoy, Siyasi Hatıralar